SÜT BESİCİLİĞİ

Tekirda

ğ Ziraat Fakültesi Dergisi Yaslıoğlu ve Arıcı, 2005 2(2) Journal of Tekirdag Agricultural Faculty

Bursa Bölgesinde Süt S

ığırcılığına Uygun Soğuk Ahır Tiplerinin Geliştirilmesi Üzerine Bir Araştırma

E.Yaslıoğlu İ. Arıcı

Uluda

Bu çal

Kapal

Yeti

ğ Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü, 16059-Bursa ışmada, Bursa koşullarında soğuk ahırların uygulama olanakları araştırılmıştır. Araştırmada kapasitesi 20 baş ve üzerinde olan ticari karakterli 33 işletmede, gözlem, ölçüm ve anket çalışması yapılmıştır. İşletmelerin, % 15’inde serbest açık, % 42’sinde bağlı duraklı ve % 43’ünde serbest duraklı ahır sistemleri kullanılmaktadır. Ahırların % 48,5’inde yem dağıtımı, % 51,5’inde de gübre temizliği elle yapılmaktadır. İncelemelerde yetiştiricilerin bakım ve besleme konusuna gösterdiği özeni barınak konusuna göstermediği, bazı işletme sahiplerinin, kapasite artışı ile birlikte işgücünden daha iyi yararlanabilmek amacıyla bağlı duraklı ahırları serbest duraklı ahırlara dönüştürdükleri görülmüştür. ı ahıra sahip işletmelerin kış mevsiminde % 69’unda nem kontrolü, yaz mevsiminde % 71’inde sıcaklık kontrolü için yetersiz olduğu görülmüştür. Bursa iklim koşullarında, soğuk ahırların uygulanabileceği, yapılan değerlendirmeler, ilgili kaynaklar ve bu tarzda yapılmış işletmelerde yapılan anket ve incelemeler sonunda ortaya konmuştur. ştiriciliğe yeni başlayacak olan ya da işletme yapılarını tümüyle değiştirmek isteyen işletmelere model olması amacıyla, bölge koşulları, arazi miktarları, bölgedeki işletmelerin kapasite dağılımları ve uygun taban düzenleme biçimi dikkate alınarak 20, 50, 103 ve 198 baş kapasiteli örnek serbest duraklı soğuk ahır projeleri geliştirilmiş, 2003 yılı birim fiyatlarına göre bu ahırların inek başına maliyetleri de sırasıyla, 4.180.579.140 TL (2875 $), 3.053.408.690 TL (2100 $), 2.254.000.140 TL (1550 $) ve 1.965.116.180 TL (1350 $) olarak bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler:

Süt sığırı, soğuk ahır, serbest duraklı ahır, ahır maliyeti

A Research on Development of Approprıate Cold Daıry Barn Models to Dairy Cattle Production in Bursa Region

In this study, applicability of cold barns was investigated in Bursa conditions. Observations, surveys and questionnaires were carried out in 33 commercial dairy farms, which have minimum 20 cattle. Loose, tie-stall and free-stall barns are used in this farms and their percentage is 15 %, 42 % and 43 %, respectively. Feed delivery and manure hauling were performed manually in 48,5 and 51,5 percent of observed barns, respectively. It is concluded that producers are careful in feeding and animal handling without any proper consideration for housing. Additionally, it was observed that some producers to use labor efficiently depending increase on stock density converted tie-stall barns to freestall barns.

Ventilation capacity is not adequate at moisture control in winter season for 69 % of dairies, and at temperature control in summer season for 71 % of dairies. According to assessments, literature reviewed, and surveillance results it is determined that cold dairy barns could be used in Bursa.

In this study, for the purpose of model development for new enterprises or renovation of existing facilities cold free-stall barns with 20, 50, 103, and 198 dairy cattle were designed according to capacity distribution in region and appropriate layout planning. Based on unit price for 2003, construction costs per cattle were calculated as 4.180.579.140 TL ($ 2875), 3.053.408.690 TL ($ 2100), 2.254.000.140 TL ($ 1550) and 1.965.116.180 TL ($ 1350), respectively.

Keywords:

Dairy cattle, cold dairy barn, freestall barn, barn cost

Doktora çalışmasının özetidir.

Tekirdağ Ziraat Fakültesi Dergisi Yaslıoğlu ve Arıcı, 2005 2(2) Journal of Tekirdag Agricultural Faculty

Giriş

Türkiye’de 2000 Yılı Genel Tarım Sayımı sonuçlarına göre 3.967.000 tarım işletmesi bulunmaktadır. Bu işletmelerin yaklaşık % 3,6’sı sadece hayvancılık ve % 96,4’ü bitkisel üretim ile hayvancılığı birlikte yapmaktadır. Ortalama işletme büyüklüğü 5,9 hektardır (Anonim 2003a).

Sığır varlığı, 2000 yılında, koyundan sonra (28.942.000 baş) 10.761.000 başla ikinci sırayı almıştır. Sığır sayısı, 1993 yılında 11.910.000 baş iken 1994 yılında değişmemiş, 1995 yılından başlayarak sürekli düşme eğilimi göstermiş ve 2000 yılında 10.761.000 baş düzeyine gerilemiştir (Anonim 2003b).

Türkiye süt sığırcılığında son yıllarda önemli gelişmeler sağlanmakla birlikte, ülke genelinde birim hayvan başına süt verimi ve toplam süt üretimi gelişmiş ülkelere göre düşük düzeydedir. Birim hayvan başına süt veriminin artırılması genetik olarak süt verim yeteneği yüksek kültür ırkı sığırlara uygun çevre koşullarının sağlanması ile mümkündür. Son yıllarda kaba yem olarak silaj kullanımının yaygınlaşması, özellikle sulu tarımın yapıldığı bölgelerde ülke ikliminin birinci ve ikinci ürün mısır üretimine uygun olması, üretim maliyetinin düşmesine, işletmelerin arazi gereksinimlerinin azalmasına, böylece sığır yetiştirme eğilimlerinin artmasına neden olmaktadır. Ancak, süt sığırı işletmelerindeki inek sayısının, verimli bir işletmecilik ve yeterli gelir sağlayacak düzeyde olmaması nedeniyle, işletmeler modern ve sağlıklı barınak yapmaktan kaçınmaktadır. Bununla birlikte, son yıllarda örgütlenmelerin artması, hayvancılıkta teknoloji kullanımının yaygınlaşması, AB’ye üye olma girişimleri ve işletmelerin dünya üretici-leri ile rekabet etme durumunda kalmaları, var olan işletmelerin hayvan sayılarını artırması, yeni işletmelerin ise belirli bir büyüklükte olması yönündeki gerekliliği artırmıştır. Bu eğilimler, işletme

lerin ticari karaktere dönüşmelerini, modern barınakların yapılmasını ve işletmelerde teknoloji kullanımını zorunlu kılmaktadır.

Hayvancılığı gelişmiş ülkelerde son yıllarda iç ortam iklim parametreleri değerlerinin dış ortam iklim paramet-relerine yakın olduğu soğuk ahırlar tercih edilmektedir. Uygun planlanan ve projelenen soğuk ahırlarda hayvanlar doğal davranışlarını sergileyebilmekte ve sağlıklı olmakta, yapım maliyeti oldukça ucuzlatıl-maktadır. Bu ahırlarda, mekanizasyon ve teknoloji kullanımı mümkün olduğu için işler kolaylaşmakta, işletmede işçilik oldukça azalmakta ve üretim maliyeti düşmektedir (Arıcı ve ark. 2001).

Türkiye’de entansif yetiştiricilik yapan ve ticari işletmeler olarak tanımlanabilecek işletmelerin büyük çoğunluğu batı bölgesinde yer almaktadır. Marmara Bölgesi’nin Türkiye sığır varlığındaki payı incelendiğinde; kültür ırkı’nda % 19,1’le ikinci sırada, kültür ırkı melezi’nde % 6,1’le sekizinci sırada, yerli genotipte ise sonuncu sırada yer almaktadır (Akman ve ark. 2000).

Bursa ili, sığır yetiştiriciliğinde önemli bir potansiyele sahiptir. Türkiye toplam sığır varlığının yaklaşık % 1,4’ü, 1999 yılı verilerine göre Bursa’da yetiştirilmektedir (Anonim 2000). Son yıllarda sulu tarımın yaygınlaşması ile bölgede yem bitkisi ekimi ve yem üretimi artmış, sığır yetiştiriciliği cazip hale gelmiştir. Ancak, ahırlar tekniğine uygun planlanmadığından çeşitli sorunlarla karşılaşılmaktadır.

Bu çalışmada, Bursa bölgesi süt sığırı işletmelerindeki barınakla ilgili sorunlar belirlenmeye çalışılmış, bölgeye uygun ahır tiplerinin belirlenmesi amacıyla çevre koşulları, hayvan davranışları, sürü yönetimi ve ekonomik faktörler yönünden bir değerlendirme yapılmış, yöreye yönelik soğuk tipteki ahırların alternatif olarak kullanılabilme olanakları araştırılmıştır.

Ara

Marmara denizi k

ştırma Bursa ilindeki ticari süt sığırı yetiştiriciliği yapan ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (DSYB)’ne üye işletmelerde 2001 ve 2002 yıllarında yürütülmüştür. ıyı şeridinde yer alan Bursa ilinde, genellikle Akdeniz iklim tipi yaygın olup, yazlar kurak ve sıcak, kışları ılık ve yağışlıdır. Denizden uzaklaştıkça iç bölümlerde yarı karasal iklim görülmektedir (Korukçu ve Arıcı 1986). Yıllık ortalama sıcaklık 14,4 °C, en yüksek ortalama sıcaklık 30,9 °C (Ağustos) ve ortalama en düşük sıcaklık ise 1,7 °C’dir (Anonim 1974).

İ

Arazi çal

ncelenen işletmelerin tamamında Holstein-Friesian ırkı sığırlar yetiştiril-mekte olup, iki işletmede Holstein-Friesian ırkıyla birlikte Esmer İsviçre ve Simental ırkı, bir işletmede de Simental ırkı sığırlar bulunmaktadır. ışmalarının yürütülebilmesi için öncelikle Tarım İl Müdürlüğü ve DSYB ile temasa geçilip, yörede ticari süt sığırı yetiştiriciliği yapan birliğe üye işletmeler, işletme sahipleri ve adreslerine ilişkin bilgiler elde edilmiştir. Toplanan veriler, işletmelerdeki hayvan sayısına göre değerlendirilerek, ahır kapasitesi 20 baş ve üzerinde olan 59 işletmeden, kapasitelerine ve bölgedeki dağılımlarına göre yöreyi temsil edebilecek 33 işletme araştırma mater-yali olarak kullanılmıştır. Araştırmanın seçilen tüm işletmelerde aynı homo-jenlikte yürütülebilmesi için 120 adet sorudan oluşan bir anket formu hazırlanmıştır. Arazi çalışmaları; işletmelerin durumlarını ve eğilimlerini ortaya koymak ve soğuk ahır tipinin yörede uygulanma olanaklarını belirle-mek amacıyla yapılmıştır. Hazırlanan anket formları işletme sahipleriyle birebir görüşülerek doldurulmuş, işletme yapıları üzerinde çeşitli gözlem ve ölçümler yapılmış, işletme avlu ve yapılarının krokileri hazırlanarak, çeşitli ayrıntı fotoğrafları alınmıştır.

İ

Minimum havaland

Yaz mevsimi için maksimum havaland

Q = [qs – (U.A + F.P) (ti – td)] / 1006. ρ. (ti – td) (1)

qs = H.500.W.(C / 500 )0,734 (2)

Burada, Q: gereksinim duyulan minimum havaland

ncelenen işletmelerdeki ahırların havalandırma kapasitelerinin yeterliliğini belirleyebilmek için minimum ve maksimum havalandırma kapasiteleri ile var olan havalandırma kapasiteleri hesaplanmış, bulunan değerler karşılaştı-rılmıştır. ırma kapasiteleri ısı, karbondioksit ve nem dengesinin üçünü de esas alan havalandırma grafikleri (VENTGRAPH) adlı programla hesap-lanmıştır (Albright 1990). Dış ortam projeleme sıcaklığı olarak en soğuk aya ilişkin ortalama düşük sıcaklık değeri olan 1,7 °C ve bağıl nem değeri olarak da en soğuk ay ortalama bağıl nemi olan % 74 değerleri alınmıştır (Olgun ve ark. 1988 ; Ekmekyapar 1991). ırma kapasiteleri de aşağıdaki eşitlik kullanılarak hesaplanmıştır (Albright 1990). Hesaplamalarda yaz mevsimi dış ortam projeleme sıcaklığı olarak; toplam zamanın % 99’unda görülen sıcaklık değeri olan 28°C alınmıştır (Olgun 1997). İç ortam projeleme sıcaklığı ise Ekmekyapar (1991)’de belirtilen esaslar çerçevesinde 31 °C alınmıştır. ırma miktarı (m3/s), qs : hayvanların yaydıkları hissedilebilir ısı (W), U: yapı elemanının toplam ısı iletim katsayısı (W/m2 K), A: yapı elemanının yüzey alanı (m2), F: çevresel ısı kayıp faktörü (W/m-K), P: yapının çevre uzunluğu (m), ti : İç ortam sıcaklığı (K), td: dış ortam sıcaklığı (K), ρ: hava yoğunluğu (kg/m3), H: barınak içindeki hayvan sayısı, W: 500 kg canlı ağırlığındaki bir süt sığırının yaydığı hissedilebilir ısı (W/kg),

Tekirdağ Ziraat Fakültesi Dergisi Yaslıoğlu ve Arıcı, 2005 2(2) Journal of Tekirdag Agricultural Faculty

C: barınak içindeki ortalama sığır ağırlığını (kg) göstermektedir.

İncelenen ahırların havalandırma kapasiteleri, Bursa bölgesinde en uygun sonuçları veren Daly (1978) tarafından geliştirilen aşağıdaki eşitliğe göre hesaplanmıştır Kızıl (1998).

(3)

(4)

Eşitliklerde, Q: havalandırma miktarı (m3/s), Ae: etkili havalandırma alanı (m2), H: hava giriş ve çıkış açıklıkları arasındaki yükseklik farkı (m), ΔT: iç ve dış ortam arasındaki sıcaklık farkı (K), Ai: hava giriş açıklığı alanı (m2), Ao: Hava çıkış açıklığı alanını (m2) göstermektedir.

Bulgular ve Tartışma

İncelenen ahırların, % 15’i serbest açık, % 42’si bağlı duraklı ve % 43’ü serbest duraklı ahır tipinde yapılmıştır. İşletmelerin ahır kapasiteleri 20-39 baş (% 52), 40-59 baş (% 24), 60-99 baş (% 18), 99-299 baş (% 3) ve bir adet işletmede (% 3) 300 baştan fazla olmak üzere 20-320 baş arasında değişmektedir. Ahırların %21,2’si kısmen açık, % 78,8’i tamamen kapalı tipte yapılmıştır.

Ahır genişlikleri 5,00-27,90 m arasında değişim göstermektedir (Şekil 1). Ahır genişlikleri, bağlı duraklı ahır sisteminde 5,00-10,10 m, serbest açık ahır sisteminde 7,70-12,15 m ve serbest duraklı ahır sisteminde 8,10-27,90 m arasında değişmektedir. Ahır uzunluları ise 12,90-117,90 m arasında değişmektedir (Şekil 2).

Çatı eğimi değerleri 3-33 derece arasında değişmektedir. Marsilya kiremidi ile yapılan çatılarda (% 45) eğim 10-33 derece, eternit kaplamalı çatılarda (% 55) 3-28 derece arasında

değişmektedir. Marsilya kiremidi ile yapılan çatıların yalnızca %7’sinin eğimi Güner ve Yüksel (2001)’in önerdiği 14-16 derece değerlerine uymaktadır. Bu çatıların % 27’sinin eğimi 14 derecenin altında, % 66’sının ise 16 derecenin üzerindedir. Eternit kaplamalı çatıların ise % 50’sinin eğimi Güner ve Yüksel (2001)’in bu tür çatılar için önermiş oldukları 16-42 derece değeri arasında, geriye kalanların eğimi ise 16 derecenin altında kalmaktadır. Özellikle, bir işletmede çatı eğimi (3 derece) oldukça düşüktür. Bu durum, yeterli hava hacminin yaratılamamasına yol açacaktır. Nitekim, bu işletmede havalandırma kapasitesinin (1.213 m3/h), minimum havalandırma kapasitesinden (3.420 m3/h) daha düşük olduğu belirlenmiştir. Duvar yüksekliği 2,00-5,00 m, mahya yüksekliği 2,50-7,00 m ve pencerelerin yerden yüksekliği 0,50-4,00 m arasında değişmektedir. Duvar yükseklikleri ahırların % 9’unda Yüksel ve ark. (2000)’nın ılık bölgeler için önerdiği 2,50-2,75 değerinin altındadır. Ahırların % 15’inde pencerelerin yerden yükseklileri

Tekirdağ Ziraat Fakültesi Dergisi Yaslıoğlu ve Arıcı, 2005 2(2) Journal of Tekirdag Agricultural Faculty

Yüksel ve ark. (2000) tarafından önerilen 1,50 m değerinin altındadır. Pencerelerin yerden yüksekliğinin oldukça düşük (0,50 m) olması, özellikle, pencerelerin havalandırmada kullanılması durumunda hayvanların zararlı hava akımlarından etkilenmelerine neden olacaktır. Pencere alanlarının taban alanlarına oranı % 0,59-20,34 arasında değişmektedir. Ahırların % 79,31’inde pencere alanının taban alanına oranı Yüksel ve ark. (2000) tarafından ılık bölgeler için önerilen % 5 değerinin altındadır. İncelenen ahırlardan biri yığma yapı sisteminde, diğerleri ise betonarme karkas yapı sistemine sahiptir. Genişliği 15,00 m’nin üzerinde olan işletmelerde betonarme kolon ve kirişlerle çelik çatı

Duvar yapı malzemesi olarak ahırların % 3’ünde kerpiç, % 9’unda briket ve % 88’inde tuğla kullanılmıştır. Kerpicin kullanıldığı bir işletme dışında tüm işletmelerde harç kullanılmıştır. Harç olarak, kireç harcı ve çimento harcı kulla-nılmış olup, yalnızca bir işletmede kireç harcı diğerlerinde çimento harcı kullanıl-mıştır. Duvarların % 15’i sıvasız, % 27’sinin yalnızca iç yüzeyi sıvalı ve % 58’inin her iki yüzeyi de sıvalıdır.

İncelenen ahırların 32’sinde çatı sistemi mevcut olup, bunların % 6’sı sundurma çatı ve % 94’ü de beşik çatı sistemine sahiptir. Çatıların hiçbirinde yalıtım yapılmamıştır. Yapılan ısı-nem dengesi hesaplamaları sonucunda işletmelerin yaklaşık % 27’sinde 7,61-52,19 kW arasında ısı açığı bulunduğu belirlenmiştir. Bu işletmelerde havalan-dırma açıklıklarının gereğinden fazla olma-sı nedeniyle, havalandırma yoluyla ısı kaybının oldukça yüksek olduğu gözlen-miştir. Çatı örtü malzemesi olarak ahırların % 43’ünde kiremit ve % 57’sinde eternit kullanılmıştır

İncelenen kapalı ahırların tamamında doğal havalandırma sistemi kullanılmak-tadır. Bu ahırların % 4’ünde hava giriş açıklığı olarak pencere boşluklarından, % 4’ünde saçak altında bırakılan boşluklardan ve % 92’sinde de pencerelerden yarar-lanılmıştır. Hava çıkış açıklığı olarak ise ahırların % 4’ünde duvarda bırakılan boşluklardan, % 19’unda sürekli mahya açıklıklarından, % 31’inde pencerelerden ve % 46’sında havalandırma bacalarından yararlanılmıştır. Mahya açıklığı genişlikleri, 0,10-0,60 m arasında değişmektedir.

Var olan ve olması gereken toplam havalandırma bacası kesit alanları Şekil 3’te verilmiştir. Toplam baca kesit alanı 4,80 m2 olan bir işletme dışındaki işletmelerde var olan havalandırma kapasitesi minimum havalandırma kapasitesinden düşük ve toplam baca kesit alanları yetersizdir.

Minimum havalandırma kapasiteleri ile var olan havalandırma kapasiteleri arasındaki fark 681-23.008 m3/h arasında değişmekte olup, farkın yüksek olduğu 6 işletme vardır (Şekil 4). Bunlar içerisinde 2 işletmede var olan havalandırma kapasitesi minimum havalandırma kapasitesinden küçük, diğerlerinde ise büyüktür. Hayvan başına minimum havalandırma gereksinimi 134-388 m3/h arasında değişmekte olup, Yüksel ve ark. (2000) tarafından önerilen 45-70 m3/h değerinin üzerindedir.

İncelenen ahırların % 69’unda var olan havalandırma kapasitesi, olması gereken minimum havalandırma kapasitesinden düşük, % 31’inde ise yüksek bulunmuştur.

Ahırların yönlendirme durumları incelendiğinde, işletmelerin % 21.2’sinde ahırların havalandırmada egemen rüzgarların olumlu etkilerinden yararlanacak biçimde yerleştirilmediği görülmektedir. Bu işletmelerin % 85.7’sinde var olan havalandırma kapasitesi gerekli minimum havalandırma kapasitesinden düşüktür. İç ve dış ortam arasındaki sıcaklık farkının yüksek olduğu kış aylarında bile havalandırmanın yetersiz olması, sıcaklık farkının daha az olduğu yaz aylarında bu durumun daha büyük sorunlara yol açabileceğini göstermektedir.

Ahırların % 19’unda var olan havalandırma kapasitesi yaz mevsiminde sıcaklık kontrolü için yeterli, % 71’inde ise yetersizdir. Var olan havalandırma kapasitesinin yeterli olduğu işletmelerin % 60’ında sürekli mahya açıklığı bulunmaktadır.

Yaz mevsimi için maksimum havalandırma kapasitesi ile var olan havalandırma kapasitesi arasındaki fark 77,6-39.125 m3/h arasında değişmektedir (Şekil 5). Bu fark, ahırların % 50’sinde 77,6-5.000 m3/h, % 31’inde 5.000-10.000 m3/h arasında ve %19’unda 10.000 m3/h’in üzerindedir. Ahırların büyük bir çoğunluğunda havalandırma kapasitesinin yetersiz olmasının ana nedeni; hava giriş ve çıkış açıklıklarının yeterli büyüklükte olmamasıdır.

İncelenen işletmelerin % 24,2’sinde yemlik yolu bulunmamakta, % 48,5’inde ise yem dağıtımı elle yapılmaktadır. Gübre temizliği ise, bağlı sisteme s

Yorum Yaz